Yıl iki bin kaç bilmiyorum.
Ağabeyimin satın aldığı koca müzik setinin önünde, elimde albüm kapağı, şarkı sözleri ve Şebnem Ferah’ın Perdeler albümü için bıraktığı notlar.
Gözlerim yaşlı, bıraktığı notları okuyorum.
“İnsanın yetiştirilme tarzından memnun olması kadar güzel bir şey yok bu dünyada.”
O zaman bu cümleyi anlamıyorum tabii. Şimdi ise iliklerime işliyor.
Tüm albümü ezberlemeye çalışıyorum.
O yıllarda internet yok.
Cep telefonu yok.
Google yok.
YouTube yok.
Müzik var.
Aradan yıllar geçti.
Yedikule Zindanları etkinliklerinin son dönemlerine yetişebildim. Sonrasında restorasyon ve benzeri sebeplerle konserlere ara verildi. Yanı başıma gelen sanatçılar artık bilmediğim semtlerde konser veriyorlardı. Gitmem zordu.
İstanbul’da büyümenin yan etkilerinden biri de müthiş şeylere çok yakın olmanın verdiği rahatlıkla “nasıl olsa giderim” tembelliği oluyor.
İş, okul, gezme derken o güzel etkinlikleri öyle ertelemişim ki, Şebnem Ferah müziğe ara verdiğinde hissettiğim üzüntü bana ihmalimin bedelini gayet net anlattı.
Şehir değiştirdim.
Şebnem’in dönüşünü bekledim.
Derken yeni konser haberiyle sallandık sonunda.
Bilet almaya karar verdim. Plansız ve ani olduğu için kenara attığım çeyreğimi bozdum. On üç yaşındaki oğlum, “Ben de geliyorum” dedi. Sırf konser için trençkot aldım.
Tüm bunlarla beraber hesaba katmadığım aksilikler de gelmeye başlamıştı ama farkında değildim.
Türkiye, hatta dünya artık eskisi kadar tenha değil.
Öyle kalabalığız ki, bilet sitesinde sıraya girdiğimde 73.195’inci kişiydim.
Bir ihtimal sonunu bekledim elbette. Ama aklımdaki çarpanları beslediğim umutla savurmaya çalışıyordum.
KüçükÇiftlik Park yalnızca 17.000 kişi kapasiteli.
Yüz kişiden biri alsa, doksan dokuzu vazgeçse belki ihtimalim olacaktı.
Sonunda biletler tükendi.
Maalesef gidemedim.
Fakat gördüm ki o konsere gidemeyen de, gidebilen de; kaset kapağını okurken evinde ağlayan da; taşkınlık çıkarmayan da; temiz Türk rock sanatçılarımızın şarkılarıyla büyüyen de; konserde Şebnem ağlarken sosyal medyada izleyip benim gibi ağlayan da aynı yerden geliyor.
Tertemiz, mis gibi çiçek kokan bir nesiliz.
Gidemediğime çok üzüldüm ama giden akranlarım, arkadaşlarım, tanıdığım tanımadığım, büyüğüm küçüğüm herkesin yerine çok ama çok sevindim.
Biz bu devrin toprak ve çiçek kokulu nesliyiz.
Şebnem Ferah döndüğünde bilet sırasına giren 200 bin kişilik nesiliz.

